Mehmet Toker
Mehmet Toker Pardon! İbadetiniz Nasıl Olsun İstersiniz?

Pardon! İbadetiniz Nasıl Olsun İstersiniz?

Kutsal bir varlığa inancı ve samimi bağlılığı içeren bütün söz ve fiiller ibadet olarak tanımlanabilir. İbadet, Aşkın varlıkla kurulan metafiziki ilişkinin(imanın/inancın) fiziki alemde, belli sözler ve davranışlar sistemi şeklindeki tezahürüdür. İbadet kavramı; kutsal zaman ve mekânlara saygı, toplumsal düzen ve beraberliğin, yüce/aşkın varlığın iradesine bağlılığın, adanmışlığın davranış ve uygulamalar sistemi olarak değerlendirilebilir. İslam dini açısından ibadet, kulun hem yaratıcısına şükür borcunu ödemesi hem de kendi bağlılığını ve samimiyetini göstermek için muayyen vakitlerde, belirli formu, şekli, uygulama biçimi olan Allah tarafından belirlenmiş olan söz, fiil ve davranışları ifa etmesidir.

Ramazan, Allah tararfından Oruç ibadetinin zamanı olarak belirlenmiştir. Oruç'tan kasıt, belirli zaman diliminde (imsak ile iftar arası) Allah'a olan imanımızın tezahürü olarak yemeden, içmeden ve mübah olan cinsel birliktelikten, Allah'ın rızasını umarak uzak durmaktır. Allah'a samimiyetle iman eden tüm Müminler bu ritüeli tüm samimiyet ve adanmışlıkları ile yerine getirirler. Oruç, kulun yaratıcısının isteği doğrultusunda nefsine hakim olması ve iradesini terbiye etmesi eylemidir.

Ramazan'ın gelmesi ile beraber sosyal medyada bir takım videolar ve paylaşımlar arz-ı endam etmeye başladı. Paylaşımların içeriğine bir isim koyacak olursak; İbadet beğenmeme nevrozu diyebiliriz. Aynı taifeyi diğer ibadet zamanlarında da görüyoruz. Ramazan Oruç denildiğinde: "Böyle aç/susuz kalarak ibadet olmaz." Kurban denildiğinde: "Masum hayvanları keserek ibadet olmaz, hangi çağda yaşıyoruz?" Hac söz konusu olur: "Araplara para yedirerek ibadet olmaz. Bir binanın etrafında yürüyerek ibadet olmaz. İki kayalığın arasında gidip gelerek ibadet olmaz. Bir duvara taş atmakla ibadet olmaz." Namaz denildiğinde: "Öyle eğilip, yatıp, kalkıp, başkasının ayağıyla bastığı yere yüz sürmekle ibadet olmaz." Zekat denildiğinde: "Öyle para vermekle ibadet olmaz." Hatim denildiğinde: "Anlamını bile bilmediğin bir kitabı okumakla ibadet olmaz..." Pardon! Kuzum, siz nasıl bir ibadet olsun istiyorsunuz? Nasıl olursa ibadet olur? Yani haşa Allah neyi ibadet olarak emrederse memnun olursunuz? "İşte ibadet dediğin böyle olur!" dersiniz. Onu bizimle bir paylaşır mısınız...? İslamın emrettiği tüm ibadetlere karşılar. Ama diğer dinlerin ibadetleri konusunda ne düşündüklerini de paylaş(a)mıyorlar. O halde soralım. Mesela sıralara oturup söylenen ilahiyi veya okunan sözleri dinlemekle ibadet olur mu? Bağdaş kurup, gözleri kapatıp oturmakla veya uyuklamakla ibadet olur mu? Bir duvarın önünde ağlamakla veya bir mezara çelenk sunup, hareketsiz durmakla ibadet olur mu? Sizin derdiniz ne? Ne istiyorsunuz? Çılgın metalik müzik eşliğinde civcivleri çiğneyerek öldürmeye ne dersiniz? Veya kedileri katletmeye? Bunları yapanlarda şeytana taptıklarını söyleyip ibadet ettiklerine inanıyorlar. Onlara bir şey diyecek misiniz?

Bu, henüz psikolojide ismi net olarak konulamamış, nevrotik, şizofrenik bir durum. Yada İslama, hak dine olan düşmanlıklarını bu şekilde kamufle ettiklerini zannediyorlar. Bu açıdan Ramazan, turnusol kağıdı olmaya devam ediyor. Hak ile batılı ayıran Kur'an'ın indiği ay, hak ve batıl yolda olanları ayırmaya devam ediyor.

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi İbadet, iman sahibi kulların, taşıdığı şuur hâlinin dış dünyadaki tezahürü ise oruç tam bir şuur hali, irademize hakim olma ameliyesidir. Oruç, Allah'ın fıtratımıza yerleştirdiği bütün insani değerleri, kabiliyetleri, O'nun isteği doğrultusunda yaratılış gayemize uygun olarak sergilemektir. Oruç bu yönüyle akıl, irade gibi insanı diğer mahlûkattan ayıran hasletleri terbiye etmek, insanın akıl ve iradesine kasteden nefsi dizginlemeyi başarabilmektir. Yani oruç insani bir eylemdir. Şayet insan olduğumuzu iddia ediyorsak, Oruç bu iddiamızın ispatıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Toker Arşivi